KOBİ’lerin Çevre Konusundaki
İhtiyaç ve Beklentilerinin
Belirlenmesi
Vakfın, Ankara’daki KOBİ’lerle ilgili
anket çalışması sonunda yayınlanan kitaptaki
bir bölüm, aşağıda verilmektedir.
Anket Sonuçlarının Değerlendirilmesi ve Temiz
Üretim
Dr. Elçin Kentel
Proje başlığı “KOBİ’lerin Çevre Konusundaki
İhtiyaç ve Beklentilerinin Belirlenmesi” olarak belirlenmiş olmasına rağmen, ön
hazırlık ve projede kullanılacak olan anketin geliştirilmesi aşamalarında bu
çalışmanın tamamlanması için tanınan süre ve maddî imkânların önerilen proje
hedefi için oldukça kısıtlı olduğu anlaşılmış, bu sebeple eldeki imkânlar ile
farklı bölgelerde bulunan KOBİ’lerden yeterli
sağlıklı veri toplanmasının kolayca mümkün olmadığı belirlendiğinden,
çalışmanın ağırlıkla OSTİM’deki KOBİ’ler
üzerinden yürütülmesi uygun görülmüş, bununla beraber imkânlar ölçüsünde
çeşitlilik sağlayabilmek için Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nde de çalışma
yapılmıştır.
Örnekleme
yöntemi olarak “karar örneklemesi” kullanılmıştır; yani, anket uygulanacak KOBİ’ler, anketi yapacak kişiler tarafından belirlenmiştir.
Toplam 112 adet anket doldurulmuş ve bunlardan 103 tanesi değerlendirmeye
alınmıştır. Anketlerin 92’si OSTİM’i, 11’i de
Sincan’ı kapsamaktadır. Dolayısıyla, çalışmanın sonuçları bu bilgiler ışığında
değerlendirilmelidir.
Projede ve anket uygulamasında temiz üretim kavramı üzerinde de
durulduğundan, bu noktada temiz üretim üzerinde kısa bir açıklama yapılması
yararlı olacaktır.
Temiz
Üretim
Çevre
kirliliğinin önlenmesinde kullanılan geleneksel yöntemler, atıkların; ortaya
çıktıktan sonra, alıcı ortama verilmeden önce arıtılmaları yönündedir. Bu,
genellikle zararlı maddelerin bir fazdan bir başka
faza dönüştürülmesi ile sonuçlanır. Günümüz yaklaşımları ise atık oluşumunu
azaltmaya yönelik tedbirlere dayanmaktadır. Kirlilik önleme veya temiz üretim
olarak adlandırılan bu yöntemler şu ana başlıklar altında toplanabilir:
·Kirlilik önleme: Üretim süresi boyunca atıkların oluşmasını önlemeye
yönelik uygulamaların hayata geçirilmesi ve gerekli önlemlerin alınmasını
içerir. Ürünlerin maddesel içeriklerinin azaltılması, çevreye daha az zararlı
hammaddelerin kullanılması, üretim ve kullanım süreçlerinde gerekli olan su ve
enerji ihtiyaçlarının düşürülmesi, gürültünün azaltılması bu aşamaya
örneklerdir.
·Geri dönüşüm: Kâğıt, plastik, ambalaj atığı ve benzeri atıkların
belediyeler veya yetkili kurumlar tarafından toplanıp geri dönüştürülmesini
kapsar.
·Yeniden kullanım: Atık olarak çıkan maddelerin aynı işletme içinde bir
başka proseste kullanımı veya çıkan atıkların bir
diğer işletmeye girdi malzemesi olarak satılması, yeniden kullanıma
örneklerdir.
Anket
Sonuçlarının Değerlendirilmesi
Değerlendirilen 103 KOBİ anketinin % 61,7’si, on kişiden az personel
çalıştıran işletmelerdir. Geri kalanı ise on kişiden fazla elli kişiden az
personel çalıştırmaktadır. Dolayısıyla anketin uygulandığı KOBİ’lerin
büyük kısmı mikro işletmelerdir.
Anketin
uygulandığı 103 işletmenin dörtte birinden daha az bir kısmı daha önce “temiz
üretim” kavramını, özellikle yayınlar aracılığıyla duyduklarını
belirtmişlerdir. Anketin uygulandığı KOBİ’lerin
dörtte üçünden fazlası daha önce “temiz üretim” kavramını duymadıklarını
belirtmelerine rağmen, %80’i çevre kirliliğini önlemeye yönelik uygulamalar
gerçekleştirdiklerini söylemişlerdir. KOBİ’lerin %50’sinden
fazlası geri dönüşüm, atık geri dönüşümü, enerji kullanımının ve atık
miktarının azaltılması gibi çevreyi korumaya yönelik uygulamaları olduğunu
belirtmiştir. KOBİ’lerin hayata geçirdiği çevre
kirliliğini önlemeye yönelik uygulamalar içinde hammadde kullanımının
azaltılması, su kullanımının azaltılması ve üretim aşamasındaki atık tür ve
miktarlarının belirlenmesi mevcuttur. Bahsi geçen tüm bu uygulamalar esasen
temiz üretim uygulamalarıdır. Dolayısıyla, anket uygulanan KOBİ’lerin
büyük bir çoğunluğu “temiz üretim” kavramını duymamış olmalarına rağmen,
işletmelerinde çevre kirliliğini önlemeye yönelik uygulamalar yapmaktadırlar.
Çevre
kirliliğini önlemeye yönelik uygulamaların yapılmamasının sebepleri olarak
teknik bilgi eksikliği ve finansman eksikliğinin yanı sıra, işletmenin çevre
kirliliğine yol açmadığına inanılması gösterilmiştir. Ankete katılan KOBİ’lerin %30’u ise herhangi bir engel olmadığını
belirtmiştir. Herhangi bir işletmenin çevreye ilk anda kolayca fark edilen
olumsuz bir etkisi olmayabilir; ancak hiç bir etkisi olmaması çok düşük bir
ihtimaldir. Pek çok işletmenin çevreye dolaylı olumsuz etkileri vardır.
Bunların araştırılıp, belirlenmesi ve çevrenin korunması için gerekli
önlemlerin alınması gerekir.
Bu çalışmada KOBİ’lerin çevreyi korumaya yönelik uygulamalardan ne tür
kazançlar elde ettikleri de araştırılmıştır. Ankete katılan KOBİ’lerin
% 70’inden fazlası çevre kirliliğini önlemeye yönelik uygulamalardan finansal
kazanç elde ettiklerini, çevreye duyarlı üretim yapmalarının başlıca
sebeplerinin bu finansal kazanç ve çevresel sebepler olduğunu söylemişlerdir.
İşletmelerin % 40’a yakını, çevresel uygulamalar ile firma imajını
geliştirdiklerini de belirtmişlerdir. Çevreye duyarlı üretim yaparak hiç bir
kazanç elde edemediğini söyleyen yok denecek kadar azdır (%3,6). Bu sonuçları
destekler bir diğer bilgi de “Temiz üretim yatırımlarının uzun vâdede kârlı olacağını düşünüyor musunuz?” sorusuna verilen
yanıtlardan gelmiştir. Ankete katılan KOBİ’lerin %
67’si temiz üretim yatırımlarının uzun vâdede kârlı
olacağına inanmaktadır. Bu bilgiler ışığında KOBİ’lerde
temiz üretim uygulamalarının yaygınlaştırılması için gerekli motivasyonun
bulunduğu söylenebilir. Gerekli tanıtım ve bilgilendirme sağlanırsa; KOBİ’lerin, işletmelerine finansal kazanç da sağlama
ihtimali yüksek olan temiz üretim uygulamalarına sıcak bakacakları izlenimi
oluşmaktadır.
Temiz üretim yapabilmek için KOBİ’lerin sahip
oldukları kaynaklar da ankette araştırılmıştır. Ankete katılan KOBİ’lerin yaklaşık % 70’i, gerekli insan kaynağına sahip
olduklarını ancak teknik bilgi ve finansman yönünden kaynaklarının yetersiz
olduğunu belirtmişlerdir. KOBİ’lerin bu eksiklikler
ile ilgili yaklaşımlarını belirlemek amacıyla ankete “Temiz üretim konusunda
teknik bilgi desteğine ihtiyacınız var mıdır?” sorusu da eklenmiştir. Bu soruya
103 KOBİ’nin yaklaşık yarısı “evet” cevabı vermiştir.
KOBİ’ler; i) pratik konular,
ii) personel eğitimi, iii)
finansal konular, iv) yenilikler, v) atık maddelerin değerlendirilmesi, vi) geri dönüşüm ve bir takım sektöre özel konular hakkında
bilgilendirilme ihtiyacı duyduklarını belirtmişlerdir. Anket uygulanan KOBİ’lere, temiz üretim için uygulanan destek ve
kredilerden haberdar olup olmadıkları da sorulmuştur. 103 KOBİ’nin
dörtte üçünden fazlasının bu tip destek ve kredilerden haberdar olmadığı
belirlenmiştir. KOBİ’lerin, mevcut destek ve
krediler, bunlara başvurma koşulları ve prosedürleri
hakkında bilgilendirilmeleri temiz üretim uygulamalarının yaygınlaştırılması
için engel oluşturan finansal eksikliklerin giderilmesine katkıda bulunabilir.
Özetle, anketin uygulandığı işletmelerin pek çoğunda çevre kirliliğini
önlemeye yönelik uygulamalar mevcuttur. Bu tip uygulamaların
yaygınlaştırılabilmesi için gerekli altyapı da hazır görünmektedir. Özellikle
küçük ölçekli işletmelerde temiz üretim uygulamalarının yaygınlaştırılabilmesi
için en geçerli motivasyonlardan biri, finansal
kazançtır. Anketin uygulandığı KOBİ’lerin dörtte
üçünden fazlası halihazırda gerçekleştirdikleri çevre
kirliliğini önleyici uygulamalarından finansal kazanç elde ettiklerini ve bu
tip uygulamaların uzun vâdede işletmeleri için kârlı olacağına inandıklarını
belirtmişlerdir. Anket sonuçları, temiz üretim uygulamalarının
yaygınlaştırılması için en büyük engellerin teknik bilgi ve finansman eksikliği
olduğunu belirlemiştir. Ancak KOBİ’lerin hemen tümü
bu eksikliklerin farkındadır ve teknik bilgi desteği almak istemektedir.
Anketin uygulandığı 103 KOBİ’nin % 70’e yakını, bilgi
desteğini OSTİM Organize Sanayi Bölgesi (OSB) yönetiminden almak istediklerini
belirtmişlerdir. Finansman eksikliği için çözüm ise KOBİ’lerin
temiz üretim ile ilgili mevcut destek ve krediler hakkında bilgilendirilmeleri
ve bu desteklere başvurmalarında işletmelere danışmanlık hizmeti verilmesi
yoluyla geliştirilebilir.