30. YIL

 

Bu kısa metin, 1 Şubat 1978’de kurulan Türkiye Çevre Vakfı’nın 30 yılını anlatıyor. Geride kalan 30 yılın objektif bir değerlendirmesi, Vakfın; çok değişik hizmetleri ortaya koyduğunu, değişik alanlarda öncü rol üstlendiğini gösterir. Bundan 30 yıl önce, çevrenin hemen hemen bilinmediği, yeterince tartışılmadığı, konuyla ilgili yayınların bulunmadığı ve hele hukukî düzenlemelerin olmadığı hatırlanırsa, bugün gelinen noktanın anlaşılması çok daha kolay olur.

Kurulduğu günleri takip eden ilk yıllarda, daha ziyade kamuoyunu aydınlatma ve yönlendirme gayretleri gösteren TÇV, sonraları, geniş kitlelerin üzerine eğilemediği teknik konuları işlemeye ağırlık verdi. Türkiye Çevre Vakfı’nın attığı ilk adımları kısaca sıralamak, Türkiye’de çevre ile ilgili gelişmeleri de hatırlamaya ve değerlendirmeye bir ölçüde imkân verebilir.

·      TÇV, kuruluşunun öncesinde ve kurulduğu ilk günlerde, devlet bünyesinde çevre ile ilgili bir birim vücuda getirilmesi ve bu birimin de Başbakanlığa bağlı bir müsteşarlık olması gerektiğini ileri sürdü. Bu fikir kabul edildi ve 12 Ağustos 1978’de Başbakanlık Çevre Müsteşarlığı kuruldu. Böylece, bir gönüllü kuruluş, devlet bünyesinde çevre konularını ele alacak birimin kurulmasına öncülük etmiş oldu.

·    TÇV, hukukî düzenlemeler yapılması gerektiğine ve çevre hukuku denen yeni bir hukuk dalının gelişeceğine ve gelişmesi gerektiğine, genel ifadelerle, kurulduğu günden beri işaret etti. Muhtelif dergi ve gazetelerde yayınlanan yazılar ve demeçlerle, konuyu ülkenin gündemine getirmeye çalıştı.

·    TÇV, çevre hukukuyla ilgili genel açıklamalarının ardından, açık ve kesin ilk çıkışını, Ekim 1980’de yaptı, yeni anayasaya çevre ile ilgili bir hüküm girmesini teklif eden broşürü yayınladı. Aynı düşünce 24 Ekim 1980’de Milliyet’te yayınlanan makale ile daha geniş bir kitleye de duyuruldu ve sonuçta, 1982 Anayasası’nın 56. maddesi, Vakfın hazırladığı, ilk metinden hareketle kaleme alındı.

·    TÇV, yine 1980 sonbaharında giriştiği mukayeseli hukuk çalışması sonunda hazırladığı kanun taslağını, Kasım 1981’de ilgili makamlara verdi. Bu taslak Vakfın da katıldığı komisyon çalışmalarında bazı değişikliklerle son halini aldı ve 11 Ağustos 1983’te 2872 sayılı Çevre Kanunu olarak yürürlüğe girdi. Bu şekilde, Vakıf; 1980 sonbaharında başladığı çevre hukuku çalışmalarında, çok başarılı bir sonuç almış oldu.

·    TÇV, kanun taslağı hazırlarken elde edilen bilgileri yayınlayarak, Türkiye’deki çevre hukuku literatürüne ilk kitapları kazandırdı ve bu kitaplar çok kısa sürede tükendi.

·    TÇV, 4. Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda sözü edilen envanter çalışmasına eğildi, bir yıldan fazla süren 33 kişilik ekip çalışması sonunda, Türkiye’nin ilk çevre sorunları envanterini 1981’de yayınlarken, böyle bir çalışmayı yapan, dünyadaki ilk gönüllü kuruluş oldu. İlerideki yıllarda, bu yayının yedi baskısı daha yapıldı.

·    TÇV, hızlı nüfus artışı ile çevre sorunları arasındaki ilişki üzerinde duran ilk kuruluş oldu. 1982’de Nüfus ve Çevre Konferansı’nı düzenleyen Vakıf, bu toplantıları dört kere daha tekrarladı, bu konuda kitaplar yayınladı ve eğitici bir film hazırladı. Hazırlanan film, 1987’de TRT Televizyonu’nda üç kere gösterildi. Daha sonra hazırlanan kopyalar, Sağlık Bakanlığı’nın bütün il müdürlüklerine gönderildi.

·    TÇV, 1984’te gerçekleştirdiği etraflı bir çalışma ve düzenlediği konferansla, Türkiye’deki yeni ve temiz enerji kaynakları üzerinde duran ilk gönüllü kuruluş oldu.

·    TÇV, 1985’te düzenlediği bir yarışma ve bir konferansla; ekonomistleri, iş dünyasını ve sanayicileri çevre üzerinde düşünmeye ve geniş şekilde tartışmaya dâvet eden ilk çevre gönüllü kuruluşu oldu.

·      TÇV, 1985 Yılı’nda, iklim değişikliğine ve küresel ısınmaya dikkat çeken “İklim ve İnsan” adlı kitabı dilimize çevirip yayınlayarak, bu önemli konuları Türkiye’de ilk defa dikkate getirdi.

·    TÇV, 1987’de yayınladığı çalışmayla; Ankara’yı ele alarak, bir büyük şehir merkezini kirlilik yaratmadan, elektrik ve havagazı ile ve tamamen yerli kaynaklarla ısıtabilecek modelin maliyet etüdünü  ortaya koydu. Bugün dışarıdan gelen doğal gaza bağımlı halde olan Türkiye, iç kaynaklara daha o günlerde önem verebilirdi.

·    TÇV, çevre sorunları envanteri hazırlamanın verdiği tecrübeyle, yine 1987’de Türkiye’nin biyolojik zenginlikler envanterini, daha sonraki yıllarda sulak alanlar envanterini yayınlayarak, dağınık bilgileri derleyip toparlama örnekleri verdi.

·    TÇV, çevre ile ilgili bütün hukukî metinleri bir araya getirerek Türk Çevre Mevzuatı’nı yayınladı ve bu hizmetini, ilerideki yıllarda da devam ettirdi. Türk Çevre Mevzuatı, halen Vakfın web sayfasında bütün ilgililerin istifadesine sunulmaktadır.

·    TÇV, Avrupa Birliği’nin ve Türkiye’nin çevre mevzuatını karşılaştıran bir hizmeti 1989’da gerçekleştiren ilk gönüllü kuruluş oldu ve benzer bir çalışmayı, 2001’de tekrarladı.

·    TÇV, Akdeniz’e kıyısı olan bütün ülkelerin temsilcilerini Antalya’ya dâvet ederek, 1989’da uluslararası bir Akdeniz Konferansı’na ev sahipliği yapan ilk Türk gönüllü kuruluşu oldu.

·    TÇV, sürdürülebilir kalkınma deyimini ve kavramını Türkiye’de yerleştiren adımları attı. 29-30 Kasım 1989’da ilk sürdürülebilir kalkınma konferansını düzenledi. Sürdürülebilir kalkınma kavramının temel kaynağı olan Ortak Geleceğimiz’i Türkçe’ye kazandırdı, 6500 adet basılan kitap tükendi ve Vakıf, daha sonra da bu konudaki çalışmalarını devam ettirdi.

·     TÇV, 1991’de Akşehir, Beyşehir, Hotamış ve Karamuk gölleri ile Ereğli Sazlığı’ndaki biyolojik ve ekolojik araştırma projesini yürüttü.

·     TÇV, 1993’te, ekolojik yönden büyük önem taşıyan bir konuya eğilerek Sulak Alanlar Yönetimi konulu bir konferans düzenledi.

·    TÇV, 1993’te Orta Asya ve Karadeniz ülkeleriyle çevre konusunda işbirliğini başlatan ve geniş çaptaki gayretlerini oniki yıldır sürdüren ilk kuruluş oldu. Bu proje çerçevesinde, Kırgızistan, Gürcistan, Bulgaristan gibi ülkelerde çevre gönüllü kuruluşlarının kurulmasına destek sağlandı. 

·    TÇV, 1994’te, Ankara’da düzenlediği beş günlük Çevresel Etki Değerlendirmesi Eğitim Programı’nda, belli düzeydeki 80 teknisyene eğitim verdi.

·    TÇV, 1997’de Ankara’da  Nüfus, Çevre ve Kalkınma Konferansı’nı düzenleyerek, bu üç konu arasındaki ilişkileri gündeme getiren ilk kuruluş oldu.

·    TÇV, 2001’de Diyarbakır’da Nüfus, Çevre ve Kalkınma Konferansı’nı tekrarlayarak Güneydoğu Anadolu Projesi’ni bu yönden değerlendirdi. Bu konferans, Vakfın 1993’ten beri bu bölgede araştırma ve eğitim çalışmalarının devamı niteliğinde oldu.

·    TÇV, yine 2001 Yılı’nda, 1999 Depremi’nde büyük zarar gören Kaynaşlı’da, gerekli peyzaj düzenlemelerini yaparak bir park meydana getirdi ve ayrıca, bu parkın etrafında çocuk yuvası ile temizlik/hijyen tesisleri kurdu.

·    TÇV, 2003’te; Kayseri, Çankırı, Çorum, Kocaeli ve Eskişehir’de o iller yöneticilerinin, 2004’te ise; Samsun’da, civar il yöneticilerinin de katıldığı Çevre Yönetimi Eğitim Seminerleri’ni düzenledi.

·   TÇV, Organik Tarım ve Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar konusundaki Avrupa Birliği ve Türk mevzuatını karşılaştıran çalışmayı tamamladı ve sonuçlarını 2003 Yılı’nda yayınladı.

·    TÇV, benzer bitki örtüsüne sahip Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Moldova ve Ukrayna’daki tıbbî bitkilerle ilgili bir envanter çalışmasını 2003’te yayınladı ve bu eser, bir Türk gönüllü kuruluşunun tıbbî bitkiler konusunda, uluslararası düzeydeki ilk çalışması oldu.

·  TÇV, tıbbî bitkiler konusunda Türkiye’nin bir strateji geliştirmesi noktasından hareketle, bir uzmanlar grubunun hazırladığı metni 2004’te ilgili makamların dikkatine sundu.

·    TÇV, 2005’te Kyoto Protokolü’nü, Johannesburg Zirvesi’ni ve ayrıca Türkiye’de ilk defa Biyogüvenlik Anlaşması’nı ele alan teknik tartışma toplantıları düzenleyerek, bu toplantıların sonuçlarını üç ayrı kitap halinde yayınladı.

·    TÇV, yenilenebilir enerji kaynakları konusunda Türkiye’deki potansiyeli ve yapılan işleri ortaya koyan bir durum tesbiti çalışmasını gerçekleştirdi ve bu çalışmayı 2006 Yılı sonunda kitap olarak yayınladı.

·    TÇV, 2007 Yılı’nda komşu ülke Yunanistan’ın AB’ye üye olurken ve olduktan sonra çevre konusunda yaşadığı tecrübeleri Türkiye’ye aktarma amaçlı bir proje uyguladı ve bu çerçevede; Ankara, Çorum, İstanbul, Kocaeli, İzmir ve Uşak’ta seminerler düzenledi. Kamu kuruluşları temsilcileri ile özel sektör mensuplarının da katıldığı bu seminerlerin sonuçları, yıl sonunda yayınlandı.

·    TÇV, Türkiye’de çevre eğitiminin nasıl verildiğini ve nasıl olması gerektiğini ele alan bir teknik tartışma toplantısı düzenledi ve sonuçları 2007 Yılı sonunda kitap halinde yayınlayarak ilgililerin dikkatine getirdi.

·    TÇV, daha önce gerçekleştirdiği karşılaştırmalı mevzuat çalışmalarının devamı olarak, Avrupa Birliği’ndeki ve Türkiye’deki Yenilenebilir Enerji Mevzuatı’nı inceleyen çalışmayı tamamladı ve sonuçlarını Ocak 2008’de yayınladı.

·      TÇV, İstanbul ve Kocaeli Sanayi Odaları ile yakın işbirliği halinde, 2008’de karbon emisyonları konulu iki tartışma toplantısı düzenledi.

 

TÇV, bütün bu hizmetleri verirken; 30 yıl boyunca, hukuka bağlılıktan ve klâsik vakıf anlayışından hiç ayrılmadı. Uç akımlara kendini kaptırmadı. Siyasetin içine girmedi. Ölçülü, dengeli, dürüst ve gerçekçi bir gönüllü kuruluş çizgisinin dışına çıkmadı.